Türkiye-Çin İlişkilerinin Geleceği İstanbul Okan Üniversitesi'nde Değerlendirildi

22.05.2026 - 13:21, Güncelleme: 22.05.2026 - 13:21
 

Türkiye-Çin İlişkilerinin Geleceği İstanbul Okan Üniversitesi'nde Değerlendirildi

İstanbul Okan Üniversitesi Konfüçyus Enstitüsü tarafından düzenlenen 7. Türkiye-Çin Ekonomik Forumu, 21 Mayıs 2026 tarihinde üniversitenin Tuzla Kampüsü’nde gerçekleştirildi. “Türkiye-Çin İlişkilerinin 55. Yılı: Yeni İpekyolu Perspektifinde Ticaret ve Turizm” temasıyla düzenlenen forumda, iki ülke arasındaki ekonomik, ticari, akademik ve turizm odaklı iş birlikleri ele alındı. Forumun açılış konuşmasını yapan İstanbul Okan Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Gökçe Tunç, üniversitenin Türkiye-Çin ilişkilerine verdiği öneme dikkat çekerek şunları söyledi: “İstanbul Okan Üniversitesi olarak, Türkiye-Çin ilişkilerini yalnızca akademik bir iş birliği olarak değil, aynı zamanda uzun vadeli stratejik bir dostluğun güçlü bir temeli olarak görüyoruz. Üniversitemiz, Türkiye’de Çince Mütercim ve Tercümanlık Bölümü’nü açan ilk üniversite olmanın gururunu taşıyor. Bugün bölümümüzde 121 öğrencimiz eğitim görüyor, bugüne kadar ise 149 mezun verdik. Ayrıca İstanbul Okan Üniversitesi Konfüçyus Enstitüsü, üniversitemizin uluslararasılaşma vizyonunun en önemli temsilcilerinden biri. Çin ile geliştirdiğimiz akademik iş birlikleri kapsamında, lisans ve lisansüstü düzeylerde Çinli öğrenciler üniversitemizde eğitimlerine devam ediyor. Bu durum, üniversitemizin Çin ile kurduğu akademik bağların güçlenerek sürdüğünün önemli bir göstergesi.” Çin Halk Cumhuriyeti İstanbul Başkonsolosluğu Başkonsolos Yardımcısı Wang Teng ise konuşmasında, Türkiye ile Çin arasındaki diplomatik ilişkilerin 55. yılına vurgu yaparak iki ülke arasındaki çok yönlü iş birliklerinin giderek güçlendiğini ifade etti: “Bu yıl, Çin ile Türkiye arasında diplomatik ilişkilerin kurulmasının 55. yıl dönümünü kutluyoruz. Son yıllarda, iki ülke liderlerinin stratejik yönlendirmesi doğrultusunda Çin-Türkiye ilişkileri istikrarlı şekilde gelişmiş, çeşitli alanlardaki iş birliği giderek derinleşti. Giderek daha fazla Çin şirketi Türkiye’de yatırım yapmakta ve yerel ekonomik kalkınmaya aktif katkı sunuyor. Aynı şekilde Türk halkının Çin’e yönelik ilgisi ve Çin hakkındaki farkındalığı da sürekli artıyor. Türkiye’nin kaliteli ürünleri, zengin turizm kaynakları ve kendine özgü kültürel birikimi de Çin halkı tarafından giderek daha fazla ilgi görüyor. Bu karşılıklı yakınlaşma, iki ülke arasındaki ortak çıkar bağlarını ve halklar arasındaki dostluğu daha da güçlendiriyor. Önümüzdeki dönemde ekonomi ve ticaretin yanı sıra kültür, eğitim, turizm ve beşerî alanlarda da daha verimli iş birliği sonuçları elde edeceğimize inanıyorum.” Üniversitenin İşletme ve Yönetim Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Edin Güçlü Sözer moderatörlüğünde gerçekleştirilen forumda; ICBC Türkiye Genel Müdür Yardımcısı Chen Tianyuan, turizm duayeni Cankut Bagana, Çin İş Geliştirme ve Dostluk Derneği Genel Başkanı Adnan Akfırat ve Jingdezhen Seramik Mağazası Uluslararası İş Geliştirme Departmanı Genel Müdürü Ke Guoxing panelist olarak yer aldı. Forumda konuşan Çin İş Geliştirme ve Dostluk Derneği Genel Başkanı Adnan Akfırat, Türkiye’nin Çin yatırımları açısından önemli avantajlara sahip olduğunu belirterek, iki ülke arasındaki ekonomik ilişkilerin daha stratejik bir seviyeye taşınması gerektiğini söyledi: “Türkiye'de Çin yatırımı açısından son derece elverişli. Hem ekonomik ortam var, hem nitelikli iş gücü var, hem pazarlara yakınlığı nedeniyle lojistik üstünlükleri var. Avrupa'nın, Amerika'nın, Avustralya'nın büyük markaları Çin'de 30-40 yıldır varlar ve üretim yapıyorlar. Çin’de, Türkiye'den ne yazık ki herhangi bir bilinen marka yok. Bunun tek istisnası Godiva. Godiva bir Türk malı ama Türk malı olarak bilinmiyor tabii Çin'de. Türkiye'den de Çin'e en çok ithalat yapılan ürün de Godiva. Yaklaşık yarım milyar dolarlık Türkiye'nin ihracatı var Godiva olarak. Bir marka yaratıp bir etki yarattığınızda siz ihracat yapabiliyorsunuz, pazarda etkili olabiliyorsunuz. Godiva Çin'de çok büyük itibara sahip. Çin'in eski Büyükelçisi Sayın Deng Li görevde olduğu dönemde çok somut bir program önermişti. Sonra Çin Dışişleri Bakan Yardımcısı oldu. Sayın Deng Li'nin önerisi ‘Çin'den Türkiye'ye yatırımı üç katına çıkartalım ve Çin'den Türkiye'ye gelen turist sayısını üç katına çıkartalım’ idi. Böyle yıllık hedefler koyalım ve bunların gerçekleşmesi için iki ülkenin yetkilileri birlikte çalışsın. Ben hala bu üç katına çıkarma hedefinin somut, gerçekçi bir yol olduğu düşüncesindeyim. Üç katına çıkarma çabalarını sürdürürsek, aramızda gerçekten stratejik bir iş birliğinin gerektirdiği derinlik sağlanır.” ICBC Türkiye Genel Müdür Yardımcısı Chen Tianyuan ise ICBC’nin son 11 yılda Türkiye’de enerji, ulaştırma, telekomünikasyon ve altyapı alanlarında önemli projelere finansman desteği sunduklarını anlattı. Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı (TPAO), BOTAŞ, Türk Telekom, Türk Hava Yolları, Pegasus ve TOGG’un batarya tedarikçisi SIRO gibi kurumlara sağlanan finansman desteğinin Türkiye’nin kalkınma sürecine katkı sunduğunu belirten Tianyuan, 1915 Çanakkale Köprüsü, Kuzey Marmara Otoyolu, Ankara-Niğde Otoyolu ve Antalya-Alanya Otoyolu gibi projelerin de bu kapsamda desteklendiğini ifade etti. Chen Tianyuan ayrıca yenilenebilir enerji yatırımları, şehir hastaneleri ve deprem sonrası yeniden yapılandırma projelerine sağlanan finansman desteğinin yanı sıra, Türkiye’de faaliyet gösteren 150’den fazla Çinli şirkete kapsamlı finansal çözümler sunduklarını belirtti. Türkiye’ye gelen Çinli turistlerin ödeme sistemleri ve finansal işlemlerini kolaylaştırmaya yönelik çalışmalar yürüttüklerini aktaran Tianyuan, iki ülke arasındaki ekonomik iş birliğinin daha da güçleneceğini söyledi. “İstanbul Çinli İş İnsanları Derneği Başkanı sıfatıyla iki ülke şirketleri arasında iletişim ve iş birliği platformları oluşturmaya devam etmekteyiz. TÜSİAD ve MÜSİAD gibi Türk iş dünyası kuruluşlarıyla iş birliğini geliştirerek iki ülke arasındaki ticaretin hem hacim hem de yapı bakımından dengeli şekilde büyümesine katkı sağlayacağız.” Turizm duayeni Cankut Bagana Türkiye’nin Çin ile rekabet etmek yerine iş birliğini güçlendirmesi gerektiğini belirterek şu ifadeleri kullandı: “Çin'le rekabet etme, Çin'le beraber çalış. Çünkü rekabet etmeye kalktığınız anda, yani rakip olduğunuz anda çalışkan, disiplinli ve sabırlı Çin halkın ile rakip oluyorsunuz. Buna lüzum yok. Gelin onlarla ortak olalım, partner olalım.” Jingdezhen Seramik Mağazası Uluslararası İş Geliştirme Departmanı Genel Müdürü Ke Guoxing de İznik’te Türk-Çin seramik fabrikası kurmayı planladıklarını açıkladı. Ke Guoxing, İznik’in Osmanlı seramik sanatındaki tarihsel önemine dikkat çekerek şu değerlendirmede bulundu: “İznik, Osmanlı seramik sanatının beşiği. Jingdezhen ile bin yıllık tarihsel bağa sahip. Jingdezhen zanaat ve tasarımını İznik'in yerel geleneğiyle harmanlayarak Avrupa pazarına yönelik bir seramik üretim ve kültür turizmi üssü oluşturacağız. Türkiye AB Gümrük Birliği üyesi olduğundan buradaki ürünler Avrupa'ya sıfır tarifeli giriyor. İznik, Jingdezhen markası için Avrupa'ya açılan en ideal köprüdür.” Forumda, Türkiye ile Çin arasındaki ekonomik ve kültürel ilişkilerin geliştirilmesine yönelik fırsatlar değerlendirilirken; ticaret, turizm, yatırım, enerji, lojistik ve eğitim alanlarında iş birliklerinin artırılması gerektiği vurgulandı.     Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

İstanbul Okan Üniversitesi Konfüçyus Enstitüsü tarafından düzenlenen 7. Türkiye-Çin Ekonomik Forumu, 21 Mayıs 2026 tarihinde üniversitenin Tuzla Kampüsü’nde gerçekleştirildi. “Türkiye-Çin İlişkilerinin 55. Yılı: Yeni İpekyolu Perspektifinde Ticaret ve Turizm” temasıyla düzenlenen forumda, iki ülke arasındaki ekonomik, ticari, akademik ve turizm odaklı iş birlikleri ele alındı.

Forumun açılış konuşmasını yapan İstanbul Okan Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Gökçe Tunç, üniversitenin Türkiye-Çin ilişkilerine verdiği öneme dikkat çekerek şunları söyledi: “İstanbul Okan Üniversitesi olarak, Türkiye-Çin ilişkilerini yalnızca akademik bir iş birliği olarak değil, aynı zamanda uzun vadeli stratejik bir dostluğun güçlü bir temeli olarak görüyoruz. Üniversitemiz, Türkiye’de Çince Mütercim ve Tercümanlık Bölümü’nü açan ilk üniversite olmanın gururunu taşıyor. Bugün bölümümüzde 121 öğrencimiz eğitim görüyor, bugüne kadar ise 149 mezun verdik. Ayrıca İstanbul Okan Üniversitesi Konfüçyus Enstitüsü, üniversitemizin uluslararasılaşma vizyonunun en önemli temsilcilerinden biri. Çin ile geliştirdiğimiz akademik iş birlikleri kapsamında, lisans ve lisansüstü düzeylerde Çinli öğrenciler üniversitemizde eğitimlerine devam ediyor. Bu durum, üniversitemizin Çin ile kurduğu akademik bağların güçlenerek sürdüğünün önemli bir göstergesi.”

Çin Halk Cumhuriyeti İstanbul Başkonsolosluğu Başkonsolos Yardımcısı Wang Teng ise konuşmasında, Türkiye ile Çin arasındaki diplomatik ilişkilerin 55. yılına vurgu yaparak iki ülke arasındaki çok yönlü iş birliklerinin giderek güçlendiğini ifade etti:

“Bu yıl, Çin ile Türkiye arasında diplomatik ilişkilerin kurulmasının 55. yıl dönümünü kutluyoruz. Son yıllarda, iki ülke liderlerinin stratejik yönlendirmesi doğrultusunda Çin-Türkiye ilişkileri istikrarlı şekilde gelişmiş, çeşitli alanlardaki iş birliği giderek derinleşti. Giderek daha fazla Çin şirketi Türkiye’de yatırım yapmakta ve yerel ekonomik kalkınmaya aktif katkı sunuyor. Aynı şekilde Türk halkının Çin’e yönelik ilgisi ve Çin hakkındaki farkındalığı da sürekli artıyor. Türkiye’nin kaliteli ürünleri, zengin turizm kaynakları ve kendine özgü kültürel birikimi de Çin halkı tarafından giderek daha fazla ilgi görüyor. Bu karşılıklı yakınlaşma, iki ülke arasındaki ortak çıkar bağlarını ve halklar arasındaki dostluğu daha da güçlendiriyor. Önümüzdeki dönemde ekonomi ve ticaretin yanı sıra kültür, eğitim, turizm ve beşerî alanlarda da daha verimli iş birliği sonuçları elde edeceğimize inanıyorum.”

Üniversitenin İşletme ve Yönetim Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Edin Güçlü Sözer moderatörlüğünde gerçekleştirilen forumda; ICBC Türkiye Genel Müdür Yardımcısı Chen Tianyuan, turizm duayeni Cankut Bagana, Çin İş Geliştirme ve Dostluk Derneği Genel Başkanı Adnan Akfırat ve Jingdezhen Seramik Mağazası Uluslararası İş Geliştirme Departmanı Genel Müdürü Ke Guoxing panelist olarak yer aldı.

Forumda konuşan Çin İş Geliştirme ve Dostluk Derneği Genel Başkanı Adnan Akfırat, Türkiye’nin Çin yatırımları açısından önemli avantajlara sahip olduğunu belirterek, iki ülke arasındaki ekonomik ilişkilerin daha stratejik bir seviyeye taşınması gerektiğini söyledi:

“Türkiye'de Çin yatırımı açısından son derece elverişli. Hem ekonomik ortam var, hem nitelikli iş gücü var, hem pazarlara yakınlığı nedeniyle lojistik üstünlükleri var. Avrupa'nın, Amerika'nın, Avustralya'nın büyük markaları Çin'de 30-40 yıldır varlar ve üretim yapıyorlar. Çin’de, Türkiye'den ne yazık ki herhangi bir bilinen marka yok. Bunun tek istisnası Godiva. Godiva bir Türk malı ama Türk malı olarak bilinmiyor tabii Çin'de. Türkiye'den de Çin'e en çok ithalat yapılan ürün de Godiva. Yaklaşık yarım milyar dolarlık Türkiye'nin ihracatı var Godiva olarak. Bir marka yaratıp bir etki yarattığınızda siz ihracat yapabiliyorsunuz, pazarda etkili olabiliyorsunuz. Godiva Çin'de çok büyük itibara sahip. Çin'in eski Büyükelçisi Sayın Deng Li görevde olduğu dönemde çok somut bir program önermişti. Sonra Çin Dışişleri Bakan Yardımcısı oldu. Sayın Deng Li'nin önerisi ‘Çin'den Türkiye'ye yatırımı üç katına çıkartalım ve Çin'den Türkiye'ye gelen turist sayısını üç katına çıkartalım’ idi. Böyle yıllık hedefler koyalım ve bunların gerçekleşmesi için iki ülkenin yetkilileri birlikte çalışsın. Ben hala bu üç katına çıkarma hedefinin somut, gerçekçi bir yol olduğu düşüncesindeyim. Üç katına çıkarma çabalarını sürdürürsek, aramızda gerçekten stratejik bir iş birliğinin gerektirdiği derinlik sağlanır.”

ICBC Türkiye Genel Müdür Yardımcısı Chen Tianyuan ise ICBC’nin son 11 yılda Türkiye’de enerji, ulaştırma, telekomünikasyon ve altyapı alanlarında önemli projelere finansman desteği sunduklarını anlattı. Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı (TPAO), BOTAŞ, Türk Telekom, Türk Hava Yolları, Pegasus ve TOGG’un batarya tedarikçisi SIRO gibi kurumlara sağlanan finansman desteğinin Türkiye’nin kalkınma sürecine katkı sunduğunu belirten Tianyuan, 1915 Çanakkale Köprüsü, Kuzey Marmara Otoyolu, Ankara-Niğde Otoyolu ve Antalya-Alanya Otoyolu gibi projelerin de bu kapsamda desteklendiğini ifade etti.

Chen Tianyuan ayrıca yenilenebilir enerji yatırımları, şehir hastaneleri ve deprem sonrası yeniden yapılandırma projelerine sağlanan finansman desteğinin yanı sıra, Türkiye’de faaliyet gösteren 150’den fazla Çinli şirkete kapsamlı finansal çözümler sunduklarını belirtti. Türkiye’ye gelen Çinli turistlerin ödeme sistemleri ve finansal işlemlerini kolaylaştırmaya yönelik çalışmalar yürüttüklerini aktaran Tianyuan, iki ülke arasındaki ekonomik iş birliğinin daha da güçleneceğini söyledi. “İstanbul Çinli İş İnsanları Derneği Başkanı sıfatıyla iki ülke şirketleri arasında iletişim ve iş birliği platformları oluşturmaya devam etmekteyiz. TÜSİAD ve MÜSİAD gibi Türk iş dünyası kuruluşlarıyla iş birliğini geliştirerek iki ülke arasındaki ticaretin hem hacim hem de yapı bakımından dengeli şekilde büyümesine katkı sağlayacağız.”

Turizm duayeni Cankut Bagana Türkiye’nin Çin ile rekabet etmek yerine iş birliğini güçlendirmesi gerektiğini belirterek şu ifadeleri kullandı:

“Çin'le rekabet etme, Çin'le beraber çalış. Çünkü rekabet etmeye kalktığınız anda, yani rakip olduğunuz anda çalışkan, disiplinli ve sabırlı Çin halkın ile rakip oluyorsunuz. Buna lüzum yok. Gelin onlarla ortak olalım, partner olalım.”

Jingdezhen Seramik Mağazası Uluslararası İş Geliştirme Departmanı Genel Müdürü Ke Guoxing de İznik’te Türk-Çin seramik fabrikası kurmayı planladıklarını açıkladı. Ke Guoxing, İznik’in Osmanlı seramik sanatındaki tarihsel önemine dikkat çekerek şu değerlendirmede bulundu:

“İznik, Osmanlı seramik sanatının beşiği. Jingdezhen ile bin yıllık tarihsel bağa sahip. Jingdezhen zanaat ve tasarımını İznik'in yerel geleneğiyle harmanlayarak Avrupa pazarına yönelik bir seramik üretim ve kültür turizmi üssü oluşturacağız. Türkiye AB Gümrük Birliği üyesi olduğundan buradaki ürünler Avrupa'ya sıfır tarifeli giriyor. İznik, Jingdezhen markası için Avrupa'ya açılan en ideal köprüdür.”

Forumda, Türkiye ile Çin arasındaki ekonomik ve kültürel ilişkilerin geliştirilmesine yönelik fırsatlar değerlendirilirken; ticaret, turizm, yatırım, enerji, lojistik ve eğitim alanlarında iş birliklerinin artırılması gerektiği vurgulandı.

 

 

Kaynak: (BYZHA) Beyaz Haber Ajansı

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve hurnethaber.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.