Ağrı Milli Eğitimde yeni model: Gıda Atölyesi
Ağrı’da eğitim sadece sınıflarda verilen teorik bilgilerle sınırlı kalmıyor. Son dönemde özellikle mesleki eğitim alanında atılan adımlar, kentin potansiyelini doğrudan üretime dönüştüren bir modele evriliyor.
Nihat AYDIN / AĞRI (İGFA) - Geçtiğimiz günlerde Ağrı İl Milli Eğitim Müdürü Hasan Kökrek’i ziyaret ettiğimizde, bu atölyenin sadece bir üretim alanı değil, aynı zamanda bir vizyon projesi olduğunu net şekilde gördük. Gıda Atölyesi; öğrencilerin teorik bilgilerini pratiğe dönüştüreceği, üretim süreçlerini birebir deneyimleyeceği ve en önemlisi kendi emeğiyle katma değer oluşturacağı bir merkez olacak.
Projenin en dikkat çeken yönlerinden biri ise Ağrı’nın tarım ve hayvancılık potansiyelini doğrudan eğitime entegre etmesi. Özellikle süt ve süt ürünleri üretimi üzerinden şekillenen modelde, yerel kaynakların değerlendirilmesi esas alınıyor. Celal Oruç Meslek Yüksekokulu’nda üretilen sütün işlenerek peynir, yoğurt ve benzeri ürünlere dönüştürülmesi planlanıyor. Bu yönüyle proje, hem üretim hem de eğitim ayağını aynı potada buluşturuyor.
Ancak asıl önemli olan nokta şu: Bu model yerel esnafla rekabet eden değil, aksine onu koruyan bir anlayış üzerine kurulmuş. Yapılan saha analizlerinde özellikle yatılı bölge okulları ve çeşitli eğitim kurumlarının süt ve süt ürünlerini büyük oranda zincir marketlerden temin ettiği tespit edilmiş. Hasan Kökrek’in ortaya koyduğu yaklaşım ise oldukça net; “Yerel üretici güçlenirse biz üretimi durdururuz.” Bu bakış açısı, projenin ticari değil, tamamen sosyal ve eğitsel bir hedef taşıdığını ortaya koyuyor.
Yaklaşık iki yıllık bir hazırlık sürecinin ürünü olan bu çalışma, plansız bir girişim değil. Üretim kapasitesi analiz edilmiş, pazar araştırması yapılmış ve sürdürülebilirlik üzerine ciddi bir planlama oluşturulmuş. Bu yönüyle bakıldığında, Ağrı’da mesleki eğitimin sadece diploma veren değil, aynı zamanda üretim yapan bir yapıya kavuştuğunu söylemek yanlış olmaz.
Hasan Kökrek’in göreve geldiği günden bu yana ortaya koyduğu çalışmalar da bu projenin tesadüf olmadığını gösteriyor. Deterjan üretiminden unlu mamullere kadar birçok alanda mesleki eğitimi sahaya indiren bir yönetim anlayışı söz konusu. Bu yaklaşım, öğrencileri sadece mezun eden değil, aynı zamanda hayata hazırlayan bir sistemin inşa edildiğini gösteriyor.
Elbette bu tür projeler bireysel çabalarla sınırlı kalmıyor. Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in mesleki eğitime verdiği önem ve sahadaki bu tür uygulamaları destekleyen yaklaşımı, bu dönüşümün en önemli dayanaklarından biri. Aynı şekilde Ağrı Valisi Dr. Önder Bozkurt’un da projeye sıcak bakması ve destek vermesi, sürecin kurumsal bir sahiplenme ile ilerlediğini ortaya koyuyor. Bu noktada hem Sayın Tekin’e hem de Sayın Bozkurt’a teşekkür etmek gerekiyor.
Gıda Atölyesi projesi hayata geçtiğinde sadece üretim yapılmayacak. Aynı zamanda geleceğin girişimcileri yetişecek. Belki de bu atölyeden çıkan bir öğrenci, yarının önemli bir markasının kurucusu olacak. Daha da önemlisi, Ağrı kendi üretimini kendi yapan bir şehir olma yolunda önemli bir adım atacak.
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.


